Deep’n Soulful’da başrol, müziğe ruhunu, groove’unu veren bas gitarist Gürol Ağırbaş’ın. Deep’n Soulful isimli projede Göknil Gökmen, pikapları ve midi enstrümanlarıyla, ritim ve melodilerden oluşan altyapılarla yerini alacak ve dinleyenleri Jehan Barbur’un buğulu sesi ağırlayacak. Gürol Ağırbaş ise, perdesiz bas, kontrbas ve altı telli bas gitarıyla sahnede bas gitarın dansını hissettirecek.
Bir dakika bir dakika
Efendim, ne oldu?
Deep’n Soulful projesi de nedir?
70’li yıllardan günümüze uzanan soul, funk, disko, caz ve fusion elementlerini, 90’lı yıllarda ortaya çıkan elektronik dans müziğiyle buluşturan bir performans projesi.
Deep’n soulful projesinde kimler var?
Türkiye’nin en önemli bas gitaristlerinden Gürol Ağırbaş, DJ/prodüktör Göknil Gökmen ve vokalde Jehan Barbur.
Jehan Barbur Kim?
Aşağıdaki adresle tanışsan iyi olur:
http://www.myspace.com/jehanbarbur
Peki, Ağırbaş, Gökmen, Barbur ne için buluşuyor?
Deep’n Soulful projesiyle, dinleyenleri groovy bir müzik yolculuğuna çıkarmak için.
Nerede buluşuyorlar?
Balans’ın terası Tonique’de.
Ne zaman?
6 ve 20 Haziran’da.
Saat kaçta?
23:30’da.
…
Eee, gidecek misin?
…
Hey… kime diyorum ben?
İzin ver lütfen, Jehan Barbur dinliyorum!
Peki. Ben de sana bu arada Deep’n Soulful’un başrolünde yer alan Gürol Ağırbaş ve DJ Göknil Gökmen hakkında bilgi vereyim.
Gürol Ağırbaş, müzisyen bir aileden gelir. Dedesi (İsmail Ağırbaş) caz saksofoncusu, babası (Salim Ağırbaş) ve amcası (Yüksel Ağırbaş) ünlü birer davulcu, ağabeyi (Birol Ağırbaş) sevilen bir perküsyoncudur. Profesyonelliğe İzzet Uğurlu Orkestrası’nda başlayan sanatçı daha sonra bir caz-rock orkestrası kurar. Bu orkestrada, Kerim Çaplı, Sinan Erkoç, Tarık Sezer, Cengiz Özdemir, Turhan Üğrük gibi isimler vardır.
Daha sonra Turhan Yükseler’in onu profesyonel grubuna girer ve Yükseler’le birlikte Çeşme ve Kuşadası festivallerine, Eurovizyon gibi büyük organizasyonlara katılmaya başlar. Zamanla, Sezen Aksu, Kayahan, Nilüfer, Ajda Pekkan, Gündoğarken ve Zülfü Livaneli gibi popüler sanatçılara eşlik eder.
1980’lerin sonlarından itibaren beste çalışmalarına ağırlık vermeye başlar. 1995 yılında, Osman Bayşu’nun yapımcılığında ilk albümü Bas Şarkıları yayınlanır. Türkiye’de ilk defa bir bas gitarist, profesyonel albüm çıkarmış ve bas gitarı merkez alan ilginç bir sound, kendine özgü bir stil yakalamıştır. Bu stil onun çalışmalarını da yönlendirir ve 1996-97 sezonundan itibaren yalnızca kendi grubuyla çalma kararı alır. Bir de Ortaçgil Grubu’yla.
2000’de Bas Şarkıları II yayınlanır. Cem Aksel, Birol Ağırbaş, Vural Şerifoğlu, Ozan Doğulu gibi eski arkadaşlarının yanı sıra Erkan Oğur, Ahmet Mısırlı, Kubat gibi konuk sanatçıların yer aldığı albümde bir bestenin sözleri Bülent Ortaçgil’e aittir. 1960’ların rock’ından caz ve folk’a sayısız müzik türünden esinler ve mistisizmden izler taşıyan kendine özgü sound’u artık tamamen rafineleşmiştir. Bu albümle Türkiye’de eşine rastlanmayan bir “bas şarkıcısı” olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Göknil Gökmen’in kariyeri 90′lı yılların ortalarında başlar. Kısa bir süre içerisinde, Twenty (20), Fourteen ve Milk gibi İstanbul’un ünlü kulüplerinin DJ kadrosunda yerini alır. 1998’de Türkiye’nin ilk ve tek dans radyosu, Radio 2019’a katılır ve radyonun efsane haline gelen Dance Department programında elektronik müzik severlere, içine az miktarda Detroit techo karıştırılmış, yüksek tempolu ve benzersiz bir deep, jazzy, soulful ve tech house müzik sunar.
Göknil, groovy house ritimler kullanarak, cazın zarafetini, soul müziğin derinliği ve disko’nun frapanlığıyla birleştirir. House ile indusrial techno’yu birleştiren Göknil, müziğin derinliğini ve akışını tüm dinleyicileriyle paylaşmayı amaçlar.
Göknil Gökmen, katıldığı çeşitli elektronik müzik festivalleri ve partilerinde elektronik müzik camiasından birçok ünlü isimle çalışma imkanı bulur. 2000 senesinde Mert Yücel’le tanışır ve onunla birlikte DeepXperience Production şirketini kurar. DeepXperience ekibinin, uluslararası düzeyde tanınan birkaç albümü vardır. Göknil Gökmen, 2002’den beri kendi jazzy house çalışmalarını yapmaktadır.